THE NET 2.0 dan NARNİA 'ya GİRİŞ
Efendim son bir ay içerisinde bolca sinema filmi seyretme imkânı buldum. İzlediğim filmler arasında son derece dikkatimi çeken bir iki film oldu. Anlaşılacağı üzere dikkatimi çeken filmler Türkler ve Türk kültürü hakkında ip uçları verenlerdi. Lakin bir tanesi beni zıvanadan çıkardı. ``The Net 2,0``
Anlatacak olacağım filme geçmeden önce dikkatimi çeken ve birçok kişinin de izlediğini düşündüğüm ``Narnia Günlükleri`` hakkında bir kaç şey demek istiyorum.
Efenim bu film fantastik güzel bir kurgudur. Dolabın arkasından farklı bir boyuta geçiş yapan küçük kızımız ve kardeşlerinin serüvenlerini izliyorsunuz. Bu fantastik dünyanın bir cadı-kraliçesi vardır ve daha önce cennet gibi olan bu diyarı buzul bir cehenneme çevirmiştir. Başrolde olan küçük kızımız, insan bedenli bir eşek kardeşle tanışır (Bu arada Eshekherife selam) ve uzun, uzuna sohbet ederler. Kızımız gece olduğunda artık geri dönmesi gerektiğini söyler ve geldiği yerden yani `Narnia` tarafında bulunan dolabın kapısından eve dönmek üzere giriş yapar. Gördüklerini kardeşlerine anlatmaya çalışsa da kardeşleri inanmaz (ben de olsam ben de inanmam) Lakin küçük kızımız yerinde durur mu? Tabi durmaz ve gece yatağından kalkar dolaba doğru yol alır. Bu esnada kendisini çekemeyen erkek kardeşi de küçük kızımızı korkutmak amacıyla peşindedir ama yakalamamıştır. Kızımızın dolaptan içeriye doğru girdiğini görünce büyük bir şevkle dolabın kapısını aralar ve hoooooooooo diye bağırır. Ama küçük kızımız ortalıklarda yoktur. Esas oğlan dolabın içine dalar ve kız kardeşini arar fakat dolabın içindeki askılıklarda asılı duran Eskimo style (style ne ya?) tarz kıyafetlerin arasında cebelleşirken ayağı takılır ve Narnia ya açılan kapıdan paldır güldür fantastik bu diyarımıza geçiş yapar ve düzemece dünya ile tanışır.
Bu konuyu çok fazla uzatmanın manası yok ve olaylar özetle söyle gelişir. Narnia da bir kehanet vardır. Bu kehanet; Narnia ya iki âdemoğlu ve iki Havva kızı gelecektir ve bu dört kahraman Narnia yı cadıdan kurtaracaktır. Nitekim küçük kız ortalıklarda yokken bizim esas oğlan Narnia da cadı ile karşılaşır. Tabi cadı şaşırır ve burada ne isin var? Nereden geldin? tarzında bir çok soru sorar ve anlar ki kehanette gecen kişilerden biri Narnia'da.
Ve hemen bir soru daha sorar ve senden başka Âdemoğlu ve Havva kızı var mı? Esas oğlan çekinerek kız kardeşinin de Narnia'da olduğunu fakat kaybettiğini söyler. İste can alici diyaloglar buradan sona baslar.
Cadı-kraliçe, bizim esas çocuğa ``benden ne dilersen dile`` der ve bizim esas oğlan ``sıcak çukulata var mı?`` diye sorar ve cadı kraliçemiz elindeki şişeden bir damlayı karların üzerine döker ve anında sıcak çukalata oluşur. Beyimiz keyifle sıcak çukulatayı içerken Cadı kraliçemiz, esas oğlana kardeşlerini getirirse her istediğini vereceğini söyler. Bu esnada bizim esas çocuğa başka bir isteğin var mi? diye tekrar sorar. Esas oğlanımız aç göz ve doyumsuzdur ve akabinde iştahlı, iştahlı ``Türk Lokumu var mi diye sorar? Anında cadımız tekrar elindeki şişeden karların üzerine bir damla döker ve Türk lokumu özel kutusunda oluşur.
Cadı kraliçe, esas oğlanımızın Türk Lokumunu iştahla yediğini görünce, bak kardeşlerini şu iki tepenin arasındaki sarayıma getirirsen sana bu Türk Lokumlarından kutu, kutu veririm ve ayni zamanda buranın gelecekteki kralı olursun diye vaatler verir.
Şu ise bak ya! Bir kutu Türk lokumuna sen kardeşlerini sat, olacak şey değil. Gerçi kahramanımız Türk lokumu yerken benimde canım çekmedi değil hani. Ama olsun Bir Türk lokumuna kardeşler satılır mı yafs?
Buradan çıkacak iki önemli olay vardır. Birincisi; bir kutu Türk lokumuna siz, siz olun kardeşinizi, dostunuzu satmayın. Hayır, bu kahramanımız benim yanıma gelip abi canim Türk lokumu çekti ve bulamıyorum, yoksa kötü yollara düşeceğim deseydi. Ben ona 5–6 kutu Türk lokumu verirdim. Aman sakin ha! Bir kutu Lokuma kimseyi satmayın. Gerçi daha sonra esas oğlan ne halt ettiğini kardeşlerini sattığında anladı. Cadı kraliçe ne Türk Lokumu verdi ne de prenslik.
İkincisi Türk Lokumunun değerini elin yabancıları dahi anladı ama bizim millet daha anlayamadı. Türkiye cumhuriyeti’nin yetkili kurumu olan ``Kültür ve Turizm``den sorumlu bakanlığının Türk Lokumunun barışçıl amaçlar doğrultusunda kullanılması konusunda acilen çalışma başlatması gerekmektedir.
Efenim asıl anlatacağım filme giriş yapamadım. O yüzden asıl kıllandığım film için ayrı bir blog yazacağım. Simdi bu yazının devamına o film hakkındaki düşüncelerimi yazmaya baslarsam uhhhuhhh baya uzun olur, sonracığıma kimse okumaz. Yazının giriş bölümünü silmiyorum ama baslığına ekleme yapıyorum.
"The Net 2-0" olan baslığı "The Net 2-0 dan Narnia’ya giriş" olarak değiştiriyorum.
Saygıyla kamuoyuna duyurulur.
12 Mayıs 2008 22:42
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Unutmayınız; öfke bir yüktür.